Kaybolan Bir Spor Dalı : CİRİT

0

 

Birkan Çelik

 

Kafkasya ve Orta Asya orjinli olduğu söylenen Cirit,  İç ve Doğu Anadolu’da  11-16 yy yaygın olarak oynanmış, 19 yüzyıl Osmanlı imparatorluğu zamanında önemli gösteri sporlarından biri haline gelmiş, İkinci Mahmut zamanında yaşanan yaralanmalar nedeniyle bir süre yasaklanmıştır. Günümüzde ise sadece Kars, Ardahan, Erzurum, Uşak illerinde sınırlı olarak oynanmaktadır.

Erzurum ve Uşak illerinde kulüpler nispeten devlet tarafından desteklenirken, Kars ilinde ise aktif kalan üç adet kulüp devlet desteği almadan tamamen kendi öz güçlerine dayalı olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Yarış atlarından geriye kalan cins atların bakımının maliyeti ve ekonomik getirisinin olmayışı bu tarihi sporun da hayatımızdan giderek çekilmesine ve neredeyse sadece turistik bir fon oluşturan işlevsiz bir hale dönüşmesine neden olmuştur. Bugün sadece Kars’ın Selim ilçesine bağlı dört ya da beş köyde özveriyle yaşatılmaya çalışılmaktadır.

Oyundaki adrenalin yüklü tutku, heyecan, enerji ve güç mücadelesi, her şeye rağmen halen gençler tarafından oyunun nasıl da sahiplenildiğini, zorluklarının da köyün gençlerince sırtlanıp götürüldüğünü daha iyi anlamamıza neden olmaktadır. Binicilerin atlarına gösterdikleri özen, sevgi ve inanç görülmeye, izlenmeye değerdir. Atlar insana yakınlıklarıyla da hem duygusal hem de çok güçlü hayvanlardır. Sahipleriyse bir çocuğu okşar gibi şefkatle sarıp sarmalar onları.

Oyunu izlerken at ve binicisinin nasıl bütünleşerek ahenk içindeki yeni bir organizmaya dönüştüğünü hayretle fark edersiniz. Artık at ve binicisi olarak iki can değil tek bir can vardır birlikte nefes alan, kalbi çarpan. O yüzden karların üstünde sıklıkla düşmeler olsa da atlar sahiplerine asla zarar vermek istemezler. Bembeyaz karların tozuduğu,  sıcak nefeslerden çıkan buğuların birbirine karıştığı, müthiş bir hız ve enerji içinde harika bir uyum sergilenir.

Oysa çoğu insan, bu oyunun tehlikeli ve kanlı bir oyun olduğu önyargısı taşımasına rağmen bu güne dek ciddi düzeyde ağır yaralanma, sakatlanma ya da ölüm olayı görülmemiştir. Oyuncuların birbirine attıkları sopalar yaralanmayı engellemek için kavak ağacından yapılmakta ve uçlarında plastik bulunmaktadır. Özellikle bu oyunun kışın oynanması da sürat olgusu ve atların gücünden kaynaklı kontrolü kolaylaştırmakta, karda oynanması da izleyenlerin açığa çıkan tüm bu enerji ve gücü daha mükemmel algılamasına neden olmaktadır..

Gelgelim oyunu kurallarına. Cirit sahası uzunluğu 140 metre, genişliği ise 40 metredir. Takımlardan birinden atıyla çıkan oyuncu karşı sahada belli bir noktada rakibe cirit atar, atarken rakibin adını söyler ve kaçmaya başlar. Atışı tamamladığı anda atın kendi sahasına dönüşünün hızı ve biniciyle aralarındaki ahenk görülmeye değerdir. Binicinin atma ve kaçma refleksine at da aynı hızla cevap verir. İnsanlar birbiriyle mücadele ederken atlar da kendi aralarında gizlice savaşırlar.

Ataklarda rakibe atılan cirit sopasının ata isabet etmesi faul sayılarak atan takıma ceza puanı yazdırır. Cirit biniciye isabet ettiğinde 4 puan, yakalayıp affettiğinde 3 puan, karşı taraf atılan sopayı yakaladığında rakip 3 puan, kendi ceza sahasında yakalarsa 1 puan alır. Bu oyunun en güzel taraflarından biri de rakibi affetmenin affedene puan kazandırarak centilmenliği, bağışlayıcılığı, hoşgörüyü yücelten soyluluğudur.

Ümidimiz bir mücadele oyunu olan bu spor dalının günümüzde az sayıda da olsa köylerin gençlerini bir araya getiren, kaynaştıran ve o köyler arası sosyal yaşamı güçlendiren sadece bunula kalmayıp il dışında gelen birçok insanı, yerli ve yabancı turisti buluşturan keyifli, enerjik, heyecan dolu bir spor dalı olarak yaşamaya devam etmesi, kaybolup tarihin sayfalarına gömülmemesinin önlenmesi için desteklenmesidir. .

Cirit sporunu tüm yoksunluklara rağmen canla başla yaşatan köy geçlerini ve bu sporu destekleyen insanları canı gönülden kutluyor başarıların daim olması diliyoruz.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here